21.yüzyıl gözlerime 21 arpacık şimdilerde

21 Ramazan 1441/artık Perşembe 

3 , 2 , 1  gülümse basıyorum deklanşöre ...

Aslında hepimizin hikayesi tam da burada başlamıyor mu ?  Kainatın ikircikli yüzüne bir iz bırakmak, bir resim, bir ses, bir kitap . Zamanın en başından beri insanın en büyük korkusuydu "unutulmak" .Elbette bugün beni  evimin en küçük ve en sıcak odasında bu yazıyı yazmaya iten ve bloğun bir köşesine iliştirmeme sebep olan da  budur . Yoksa ben kendi köşemde öykülerimi yazmaya devam ediyordum . Gerçi  bu korku ben de daha önceleri başlamış olsa gerek ki dergilerle paylaşıyordum öykülerimi . Kim görüyor kim okuyor bilmeden  dünyanın en büyük çukuruna kendi kapımı açıyorum . Lakin 21.yüzyılın hastaları gibi "bilinmek" için değil "unutulmamak" için yazıyorum . 

Sokakları yıkayan iğde ve hanımeli kokusundan alıp bir miktar buraya iliştireceğim. Nasibi olan gelip alacaktır muhakkak..

Burada sardunyalarımdan, komşumuz  Munise hanımdan, akrabamız topraktan , çamurdan, çölden, Santiago'dan, Jean Valjean'dan, Hüsrev'den, İncir ağaçlarından, 
aslında var olmayan balığım Perişandan, çok az içimden, çok az gam dağlarından bahsetmek istiyorum .

Müsadenizle .


Z.

Yorumlar

Popüler Yayınlar