dost diye*
Işıl ışıl bir nisan ikindisinde saatler tam on üçü vurmuşken, altına iri puntolarla "BÜYÜK BİRADER SENİ İZLİYOR " yazılmış o resmin karşısında izlendiğimi bilerek fısıltılarımın bile devlet tarafından dinlendiğini bilerek yazıyorum bu satırları . Adım Winston Smith... Yok yok bu öyle bir şey değil . Aslında bu hikaye yani sizi hiç ilgilendirmeyen benim hikayem şöyle başladı . Her zamanki gibi bu sabah da erken kalkıp masaya oturdum . Canım ekmek ve soğan yemek istiyordu .Sıcacık ekmeği ikiye böldüğümde bir de ne göreyim. BURUN! Tamam tamam Gogol edebiyatının da sırası değil .Eve bir çiçek dalı geldi. Ve bu yüzden mektup yazmanın tam da sırası. Eve bir demet nergis dalı geldi aldım onu dost diye sırladım kendime. Adını okuduğum bir kitaptaki güçlü bir kızdan ödünç aldım.
8 Şubat
Mağrur çiçek dalım, yaban çiçeğim, güzelim, canım hanımefendim Macide;
Buradayım işte! Dizlerinizin dibinde, gölgenizde belki eteğinize yapışmış belki esrarlı kokunuzun göğünde tutunmuş fakat sizle, sizin yanınızda, size dair olan ne varsa onunlayım. Öyleyse sizinim canım dostum! Öyleyse size aidim! Güzelliğiniz için endişeleniyorum.Her gün şu yaşamak işi ve bu ağır güzellik yükü sizi yormuyor mu Allah aşkına?
Size mektup yazmak bir dostuma mektup yazmaktan farksızdır. Evet biliyorum hadsizce evet biliyorum izninizi almadım. Ama canım hanımefendim ben iflah olmaz ve mütemadiyen dramatik biriyim.Bu yüzden bütün çiçek dallarını kendime dost edinirim.Size şiirler okudum, sizinle kahve içtik, sizin için ve kendim için ağladım, en sevdiğim şarkıyı dinledik defalarca.
Canım, belki beni kendinize dost edinmeye layık görmediniz belki yanınızda çirkinim ve sizin efsunlu kokunuzun yanında benim kokum dibine kadar dünyaya bulanmış! Ne diyebilirim bir de sırf bu yüzden sizin adınıza üzgünüm.Canım Macide, size bu adı neden verdiğimi size neden böyle seslendiğimi biliyorsunuz. O yüzden iyi ki tanıştık. Ve tabi iyi ki edebiyat diye bir kapım var. Ancak böylesi bir dünyada nefes alabiliyorum. Anlıyorsunuz değil mi ? Lütfen anlayın. Bu benim dünyamda kaçıncı gününüz bilmiyorum fakat dallarınız kurumaya başladı bile. Ama üzülmüyorum dostum yolumuz burda bitmeyecek. Sizi vazodan alacağım ve Hafız'ın satırlarına, Mevlana'nın beyitlerine, Ahmet Erhan şiirlerine , Fethi Bey'in "dostluk üzerine" kelimelerine saklayacağım.
Canım dostum, güzel hanımefendim, en yakın arkadaşım;
Siz ahiret yurdunda cennet diye bir bahçede en güzel halinizle salınırken şayet kurtulanlardan olursam gelip bulacağım sizi. Tanıyacağım sizi. Allah beni sırf bu yüzden bir kere de bu yüzden affetsin.
Z.



Kalemine sağlık kardeşim .💐
YanıtlaSil💐🤍
YanıtlaSil