Burada kalsın*
Aklım, tıka basa doldurduğum fakat bir türlü sığamadığım bir kuytu. Sığamıyorum bir türlü kendi içime. Birazını buraya bıraksam iyi gelir diyorum. Bu Eylül baharını yüklerimden birazını bırakarak karşılasam, ne çıkar?
1. Yıllar önce bir belgeselde bir anne kızına “Ağzındaki lokmayla boğazındaki yaş aynı anda insin.” diye bir beddua ediyordu. Neden bilmem, gitmez aklımdan. Burada kalsın.
2. Necip Fazıl’ın Reis Bey diye bir kitabı var. Orada da bir anne, oğlu için haksız yere idam kararı veren savcıya “Ömrün boyunca kalbinin havanında zehir ez, zehir ye.” diye beddua ediyordu. Neden bilmem, gitmez aklımdan. Burada kalsın.
3. Ben çocukken sokağımızdan geçen ve kendini gazetelere saran bir kadın vardı. Ne ayıp ki “Deli Ayşe” diyorlardı. Bu kadının akıbetini durup durup neden sorgularım ve neden durup durup üzülürüm bilmem. Burada kalsın.
4. Eski evin damına göçmen kuşlar yavrularını düşürürdü. Acaba gidenler bir kez de olsa geride kalana feryat ettiler mi? Süt kardeşimle bu yavrulara yaptığımız arka bahçe mezarlarından haberdarlar mı? Bu sualler neden var bilmem. Burada kalsın.
5. Her nöbetime gelen şu yaşlı çift neyin tesellisini serumlardan almaya çalışıyor ve ben neden hikâyelerine durup durup içerliyorum bilmem. Burada kalsın.
6. Knut Hamsun’un Açlık kitabındaki karakteri, bir gün hapishanedeyken belki açlıktan ölür de ertesi sabaha çıkamaz, temiz bulsunlar diye yattığı yeri topluyordu. Bu çaresizlik niye durup durup kalbimi kırıyor bilmiyorum. Burada kalsın.
7. Eski evimizin gecelerini ney sesiyle efsunlayan komşu şimdi nerelerde? Bir kez görüp ney’in dokuz boğumlu sesine inat bizim sesimiz “dokuz milyon kez çirkin” deme isteği neden var, tanımam bilmem. Burada kalsın.
8. Şeyh Galip, Hüsn-ü Aşk kitabında Hüsn’ü anlatırken “kebuter-i naz, yani naz güvercini” diyor ve ömrümün geri kalanı bunu kıskanmakla geçti. Neden bilmem. Burada kalsın.
9. Geçen sene kırmızı alana kalbi durduğu için gelen bir imam vardı. Bir imam, bir başka imamın cenaze namazını nasıl kıldırır sorgusu hiç gitmedi aklımdan. Neden bilmem. Burada kalsın.
10. Şehrimin dağlarındaki Bizans hazinelerini de (efsaneye göre şehrimin dağları Bizans’ın kaçarken sakladığı hazineleri doludur) ejderhalar korur mu merakı ansızın gelir bulur beni. Neden bilmem. Burada kalsın.
11)Bu ev;
12)Bu karınca;
13)Samandağ'da kıyıya vurmuş bu kayık;
15)Bu perili köşk kapısı, bu koca beyaz taş, lise yollarındaki su birikintileri, bulutlara daimi sevgi ve çocuk şenliği neden gitmez içimden neden bilmem... Fakat yorgunum demiştim. Burada kalsın.
Çiçek dalları mektuplarıma cevap veremeyecek, biliyorum. Fakat mütemadiyen buna kızarken yakalıyorum kendimi. Neden bilmem. Ne talihsizlik… Bu da burada kalsın.












Burda kalsın .. Kalbime işledi her bir kelimesi .
YanıtlaSil